Edit Your Life*

17 yaşındayken 17 ile 18 yaşı arasında bi kuşak farkı varmış gibi görürdüm. 17 yaş daha toy daha çocuksu 18 ise tamamen bir yetişkin dönemiymiş gibi. Şimdi ise 20 yaşındayım. Geçmişten olabildiğince uzakta kalmayı ve yine geçmişteki hataları tekrar hatırlayarak kendime acımayı başarabildiğim bir yaş. Ve 17 ile 18 yaşı arasındaki adlandıramadığım ama sadece basit bir şekilde kuşak farkı olarak nitelendirdiğim o dönem adına ne demek istediğimi daha iyi anlıyorum.

17 yaş tamamen toy. Tamamen çocuksu bir dönemin son basamakları. Soluklanıyorsun koşmaktan ötürü değil oynadığın son oyunların ve yaptığın son saçma gençlik hatalarının sonuna geldiğini hisseder gibi çocuksu bir yorgunlukla ötürü.

Ardından hiç hissettirmeden gelen 18yaş.bu defa tamamen farklı bir yorgunluk içinde koşuşturmaya başlıyorsun. Yaşamının en mühim zamanı. Hatta yaşadığın o kırılgan an. En dehşet verici ve en zor dönem. Hayatını ilerde komuta edebilecek bir güç kıvamına gelebilinceye kadar sorgulayarak ve bazen saçma kararlar vererek içine sıçabileceğin bir dönem. İlerde ne olmak istiyorsun diye soruyorlar o çocuksu haline

Her zaman için basit komik fikirlerle doktor olmak isteyenler, öğretmenler, hemşireler ve daha nice para kazanmaya mimlenmiş yeni yetişkin bireyler çıkıyor ortaya. Ve kimse dönüp gerçekten bu işi yapmak isteyip istemediğini sorgulamıyor bile. Sadece para kazanmak söz konusu olabildiğine göre aslında hiçbir şeyin önemi yok. milli bilincin getirisi kısır döngüler içinde en kısa zamanda en fazla paraya kavuşabilmeyi dileyen zihniyetlerden mükemmel bir kukla cennetine dönen memleketim ve bilindik yurdum insanı tabloları…

Çoğu bu uğurda kendi yapabilecek oldukları hedeflerden sapıyor ve sıradan olmak için daha fazla mücadele vermeye başlıyor. Kimse olmak istediğiniz şeyler konusunda sizin fikrinizi önemsemiyor. Herkes Küçük çocuk aklıyla avam bir şekilde para kazanan küçük domuzcuklar olmanızı istiyorlar.

Ama o harcanabilir ön bellekler içinde belki de bu zamana kadar yeteneği fark edilemeyen  mükemmel hayalperestler yazarlar oyuncular ve sanatçılar vardı. Kimse artık pek umursamıyor. Herkes herkesleştirilmekle ve en kısa sürede paraya kavuşabilmekle meşgul. Çünkü koca ülkemde hiçbir şeye paha biçilemiyor. En mükemmel milletvekilleri bile mahalle karısı ağızlarıyla mecliste çene tokuşturmaktan yorulurken kıçlarında son model öfkeler ve aldıkları ah’larla örülmüş son model arabaları ve arkalarına aldıkları savundukları milletler için sıraladıkları palavraları var.

Mükemmel bir adam tanıdım. Ve kendisine de itiraf etmekten çekinmediğim ölçüde mükemmel bir avukat olabileceğini söyledim ona. Çünkü bazılarında o ışık vardır. bazılarında zekalarının öfkelerinin söylemek istedikleri yapmak istedikleri çok şeyler olduğunu bilirsiniz. Konuşmalarından ve savundukları fikirlerin inandırıcılığından ötürü gerçekten hak etmedikleri yerlerde olduklarını görünce onlardan daha fazla üzülürsünüz. Piyasa hesabı cepken avukatlarındaki ürkekliği iki lafı bir araya getiremeyen şaşalı kalabalıklarını gördükçe daha fazla küfür edersiniz.

Şimdi özel bir okulda it gibi çalışıp para kazanmak uğruna öğretmen olmakla meşgul. Mutlu mu? Bence hayır. Oldukça uzak bir kentte kavurucu sıcağına rağmen yapabildiklerinin pek tat vermediği de belli

Peki ben mutlu muyum? Hayır

Gecelerce 18 yaş sendromunu atlatamayan bir ruh örseliyor beni. Keşke bu üniversitede burada bu bölümü okumuyor olsaydım. Beni delip geçen ezik tipli kanun tanımaz ve aptal insanların benden daha düşük puanlarla bile okuyabildikleri bölümleri düşündükçe aklım almıyor. Uçurum daha fazla büyüyor.


17 ile 18 yaş arasındaki uçurum… umarım ne demek istediğimi şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur

5 1 YORUM YAPMAK İÇİN TIKLA:

Yavuz dedi ki...

Bir gün seninle yollarımız kesişecek :)

Erty.Alpus dedi ki...

"kanatları var ama uçamıyorlar. sen uçabilen kuşlardansın."

Yavuz dedi ki...

kim bilir belki de düşmekten zevk aldığım için uçabiliyodurum..

Erty.Alpus dedi ki...

içine atmaktan daha feci olanı ne biliyor musun?
içinde biriken kurum dolusu pislikleri yazarak da olsa atamıyor olman. aynen öyleyim. yazamıyorum.ot gibi bok gibi oldum kaldım. yazamıyorum uzun bi zamandır.herşeyin sihri kaybolmuş gibi.mutlu gibi ama hep yapmacık hep içine atılan bi mutluluk payı...

Yavuz dedi ki...

Olsun yine de, bir umuttur yaşatan insanı.. İstediğin ama yapamadıkların neler? Ben çözerim bütün sıkkıntılarını, yeterki iste..!

Seri ol

Blog Archive

Oğğ Yes

Fotoğrafım
deli olduğunu iddia edemz kimse.. ama gerçekten ayakuçlarında kırmızı çıngırakları ve yeşil pelerinleri olan deliler gördüm..

Seyirciler

Dailymotion hesabım